 |
22 / 01 / 2010 @ 19:20 | Yorumlar (0) | Diğerleri
 Kütahya'da ki vatani görevimizi bitirip yuvamıza döndük. Ağustostan beri buralarda değilim. Ama dönünce birde baktım ki şizofreni bir şekilde gibi sanki hiç gitmemişim veya buraya gelmeyeli yıllar olmuş duyguları arasında gidip gelmekteyim. Malum içeride zaman dışarısına göre farklı bir şekilde ilerlemekte sanırım bir süre sonra geçer. Kafamda canlandırdığımın aksine pek keyifli bir askerlik oldu. Uzun uzadıya anlatmaya gerek yok, sadece bir kaç kısa not; Er gazinosu hakkında duyduğunuz herşey doğrudur hele bu gazino tabura aitse hayalgücünüzü kullanmakta serbestsiniz. Acemilik tamamen beklemekle geçen birşey. Bundan sonra sanıyorum ki banka kuyrukları vs. pek etkilemez beni. Okumuş adamla okumamış adam arasında yaş farkı dışında pek bir şey yok. Şansınız olurda benim gibi grafikER olursanız hayat size güzel. Türkiye'nin en çok izlenen dizisi "Arka Sokaklar" mış. Zaman kesinlikle göreceli bir kavram. Bir gün yeri geliyor 1 haftaya bedel! Gitmeden önce karşı apartmandan biri horlasa uyuyamazdım şimdi ninni gibi geliyor. Silikon tabanlık yüzyılın en önemli icatlarındanmış.
Herkese tekrar merhaba...
B: You guys stay here. T: Where are we, dude? B: I don't know. Sure do play excellent music. T: Most outstanding. X: It's you. T: Yeah... it's us!Who are we? T: They want us to say something. B: What should i say? T: Make something up. B: Be excellent to each other! T: Party on, dude! B: Well, we gotta get back to our report. T: We'd take you with us but it's a history report not a future report. B: Later! X: Later! T: Let's get back and do our report. B: Good idea.
12 / 08 / 2009 @ 11:37 | Yorumlar (0) | Diğerleri
 Evet bir kaç saat sonra acemi birliğim olan Kütahya Hava Kuvvetlerine teslim olacağım. Nizamiyeden girene kadarda muhtemelen asker olduğumu tam anlamayacağım. Sanki herkes gidecekde ben yolcu edeceğim, birgünde benim gidiceğimi pek düşünememiştim. Eh tabi insana tuhaf geliyor :) Kısa dönem inşallah adı gibide kısa zamanda gelip geçer. 6 ay kadar yokum sonrasında aynen devam, iyi bakın kendinize.
E: It's 106 Miles to Chicago, we've got a full tank of gas, half a pack of cigarettes, it's dark and we're wearing sunglasses. J: Hit it!
”Sorry i'm late” isimli çok güzel bir stop motion çalışma // Bağlantı Font böyle yapılır! // Bağlantı ”Somatic” Christian Weber ve NIN'den Corona Radiata 'nın yaptığı video // Bağlantı Bilgisayar oynayan çocuklarla ilgili “Immersion” isimli eğlenceli bir video çalışması // Bağlantı ”Home” video // Bağlantı Yaratıcı portfoy'e güzel bir örnek. Kısa zamanda mantar gibi üreyeceğini düşünüyorum :) // Bağlantı Uluslararası Af Örgütü'nün Belçika ile yapmış olduğu bir video çalışması // Bağlantı Kartvizit tasarlamaya başlamadan önce bu videoyu mutlaka izleyin :) // Bağlantı ”Bathtub IV” video // Bağlantı Kamu alanında park yapmak için ilginç bir çözüm // Bağlantı Wikipedia basılsaydı? // Bağlantı Bir özgeçmiş grafiksel olarak anca bu kadar zekice yapılabilir // Bağlantı Tokyo Fashion Map // Bağlantı CSS3 tutorialları // Bağlantı Açan çiçekler isimli güzel fotoğraf çalışmaları // Bağlantı Michael Jacksın ve pantone renkleri ;) // Bağlantı I love realism! // Bağlantı Almanyada bir dönerci reklamı // Bağlantı Yükseklik korkusu mu? // Bağlantı ATYPYK Portfolyo // Bağlantı Winkler Noah Portfolyo // Bağlantı HD olarak hazırlanmış Nick Sambruto'nun baskı atolyesiyle ilgili güzel bir video // Bağlantı
MM: We've met before, haven't we? F: I don't think so. Where was it you think we met? MM: At your house. Don't you remember? F: No. No, I don't. Are you sure? MM: Of course. As a matter of fact, I'm there right now. F: What do you mean? You're where right now? MM: At your house. F: That's fucking crazy, man! MM: Call me! Dial your number! Go ahead! MM: I told you I was here. F: How'd you do that? MM: Ask me! F: How'd you get inside my house? MM: You invited me. It is not my custom to go where I'm not wanted. F: Who are you? MM: Hm. Give me back my phone. It's been a pleasure talking to you.
09 / 07 / 2009 @ 01:05 | Yorumlar (0) | Diğerleri
Bir sene daha yaşlandık...
2005 yılı Varşova'da savaş karşıtı bir gösteriden görüntüler. Çalan parça İspanyolların meşhur Ay, Carmela şarkısının punk versiyonu ( El Ultimo Ke Zierre).
Seçme logolar // Bağlantı İyi tipografinin 8 basit yolu // Bağlantı Kitap kokusu // Bağlantı ”The World of 100” Poster Serisi // Bağlantı Excel barbekü // Bağlantı Body Type // Bağlantı Kitaplık – Lau Design // Bağlantı Kitaplık – Graham & Green // Bağlantı Gerçekci meşrubat ambalajları // Bağlantı OFFF 2009 için Prologue'un videosu // Bağlantı ”What's in the Box” // Bağlantı Youtube videolarını karecik haline bölen ilginç bir sayfa // Bağlantı Patates Portreleri - Ginou Choueiri // Bağlantı Son zamanlarda gördüğüm en iyi tipografik poster çalışması // Bağlantı Fotoğraf ve tasarım konusunda dalının en iyilerinden biri olan Chema Madoz // Bağlantı Tipografik dünya haritası // Bağlantı Tam kamplık tükenmez kalem kapakları // Bağlantı Ünlü anıtları ucuz hediyelerle değiştirmek // Bağlantı Ücretsiz ve telifsiz sosyal tasarım paylaşım sitesi // Bağlantı Kırığınıza askı bezleri // Bağlantı
 Takribi 2001 yazında bir arkadaşımın hediye ettiği altlıkla, bira altlığı toplama hevesine girişmiştim. Ama malum o zamanlar şimdi ki gibi heryerde bulunamayan bir hadise olması yüzünden hevesimiz kursağımızda kalmış ve elimde ki Irish Pub ve bir kaç Efes altlığıyla beraber bu macera başlamadan bitmişti. 2006 - 2007 de lanetlilerin ülkesi Çek Cumhuriyeti maceramda gördüm ki altlık hadisesinde çeşmenin başı denebilecek bir yere gelmişim, doğal olarakta bu eski heves oradayken tekrar alevlendi. Daha sonraları da yurt dışına, yurt içine, gidene gelene aman bardan yürütmeden gelmeyin etmeyin dedik ve de internet sayesinde bulduğum yurt dışında ki koleksiyonerlerle yaptığımız değiş tokuşlarla koleksiyonu ilerlettik. Sonra baktım ki olmayacak birde bunun web sayfasını yapıp az daha açılalım, daha fazla koleksiyonere erişelim dedim ve bardak altlığı (beer coaster, beermat) koleksiyonumu www.kerocan.com/coaster adresinde görücüye sundum. Varsa memleket sınırında koleksiyonerler ulaşsınlar, bakalım görelim değişelim... 
29 / 04 / 2009 @ 18:47 | Yorumlar (0) | Diğerleri
Bir gün haberlere bakmak ve bu memlekette iyi şeyler oluyor demek istiyorum...
24 / 04 / 2009 @ 13:17 | Yorumlar (0) | Sergiler
 Ankara, Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde uzun zamandır beklediğim ve memleket sınırlarında pek sık olmayacak türden "Biraya Dair" adında bir sergi var. Araştırmacı - yazar Mert Sandalcı'nın 20 yıllık koleksiyonunda oluşan ve sponsorluğunu Efes Pilsen'in yaptığı sergide Osmanlı'dan Cumhuriyete uzanan bira kültürünün çok geniş bir özeti yapılmış. Bira, reklam tarihi, etiket ve koleksiyon meraklıları için cezbedici parçalar bulunduğu gibi, çok dilli bira etiketleri, bardakları, Osmanlı birahane ve biracılarının fotoğrafları ve zamanının meşhur markalarından Bomonti'nin tarihi ve ilginç şişeleri görülmeye değer.
Yaklaşık iki senedir bira altlığı koleksiyonu yapan bir insan olarak Osmanlı'dan kalma altlıklar iştahamı oldukça kabarttı. Yine zamanında bu altlıkların kartpostal misali, allanıp pullanıp insanların birbirlerine yolladıklarına bu sergide rastladım ilk.
Yine bir ilginç rastladığım diğer şey ise meşhur Yavuz Zırhlımızın bu sergide bir bardak üzerine işlenmiş ve bir nevi reklam ürünü gibi kullanılan gravürü. Askeriyeye ait bir taşıtın bu şekilde reklamının yapılması ve üstelik bira için kullanılması günümüz şartlarını düşünürsek oldukça sıradışı geliyor.
23 Nisan - 5 Mayıs 2009 tarihleri arasında görücüde olan sergiye mutlaka yolunuzu düşürün, gidin görün, hatta ibret alın. Bir asır veya daha önce Osmanlı'da bile olan özgürlüklerin günümüz Türkiye'sinde nasıl sık sık tartışıldığına bir bakın, karşılaştırın iki zamanı. Sergide bence eksik olan tek şey vardı o da bitiminde ikram edilmeyen soğuk ve yerli bir bira. Eminim sergiyi düzenleyenlerde böyle bir jest yapmak istemişlerdir ama o kadar insanın güvenliğini sağlamak zor olabilirdi tabi...
05 / 04 / 2009 @ 02:20 | Yorumlar (0) | Görseller
|
|
|
|
|
 |